Hikaye
Deneme
| Fragmandan İbaret Filmler |
|
|
| Site - Tv-Sinema | |
| Okan Özalp tarafından yazıldı | |
| Pazar, 20 Aralık 2009 18:13 | |
|
Türk ve dünya sineması gittikçe geliÅŸmekte, peki izleyeceÄŸimiz filmleri neye göre seçiyoruz ya da kaçımız bir filme giderken hayalkırıklığına uÄŸramamak adına ön araÅŸtırma yapıyor? Bunları çok fazla irdelemek yerine fragman izleyerek film seçmek bir çoÄŸumuzun iÅŸine geliyor. peki ya fragmanlar?
Bazı fragmanlar filme öyle bir çağırıyor ki insanı; asla kaçırmak istemiyor insan, gösterime bir an önce girsin de beklentimi karşılasın istiyor. Son yıllarda bu olmuyor nedense, filmin en önemli sahnesi olabilecek sahne fragman olarak önümüze koyuluyor, çok lezzetli bir fragman keyfinden sonra izlediÄŸiniz filmse sükut-u hayal... Dünya sinemasında bu genelde giÅŸe beklentisi olmayan korku, gerilim gibi türlerde önümüze çıkıyor nasıl olsa efektlerimiz seyirciyi aynı sahnede koltuÄŸundan zıplatır mantığı var, ses teknolojisinin geldiÄŸi son nokta ile bu mantık kalıbına çok rahat oturuyor... Bazı filmlerse fragmanlarındaki yüzlerle davetkar oluyor ancak eldeki hamura ÅŸekil verecek yönetmen çıkmıyor... Fragman üzerinden film kotarılıyor. Bunun en güzel örneÄŸi ise Orjinal Cinayet(ler). Al Pacino ve Robert De Nİro için sinemadaki yerini alan seyircinin vay haline. Fragmandan ibaret bir film...
Ülkemizde ise giÅŸe beklentisi olan filmlerde bu yapılmaya baÅŸlandı. Hepimizi çok rahatlıkla güldürebilecek bir komedyenin filmin fragmanı izleniyor, seyirci salya sümük gülüyor, filmde ise tam tersi... Evet, G.O.R.A ve A.R.O.G. Beklentinin altına filmi düÅŸürdüÄŸünün farkında deÄŸil fragmanı hazırlayan vatandaÅŸlar. Reklamcılık sektörü sanki Türkiye'de sadece fragmanlar için iÅŸliyor... Fragmandan ibaret son film ise nefes... ''sen ölürsen herkes ölür'' fragman bitiyor, en az milliyetçilik duygusuna sahip kiÅŸileri ÅŸövenist yapacak derecede insanın milliyetçilik duygularına dokunuyor,merak uyandırıyor... peki film?
Filmler mi? Fragmanı kısa film olarak yayınlasalar daha fazla yankı uyandıracak ÅŸekilde bir çoÄŸu...
|



























